Durmak yok yola devam!

Aynen böyle uyumaya devam Türkiyem! Zaten sen şimdi zahmet edip bunu bile okumazsın ya neyse...

Türkiye’de erişim engelli internet sitesi sayısı 6 bini geçti. Sadece son dört ayda Türkiye’den erişimi engellenen web sitesi sayısı 3 bine yakın.

Bu erişime kapama kararlarının bir kısmında mahkeme kararı bulunurken, çoğunluk sadece Telekomünikasyon Kurumu’nun ve savcılıkların ‘tedbir’ kararı sonucu gerçekleşmiş. Örneğin geçtiğimiz hafta dünyanın en büyük iki müzik sosyal ağı olan MySpace ve last.fm’e MÜ-YAP’ın telif hakkı ihlali şikayeti sonucu uygulanan erişim yasağı, yalnızca Beyoğlu Başsavcılığı’nın aldığı ‘tedbir’ kararıyla yürürlüğe kondu. Engelliweb.com sitesinde verilen rakama göre şu anda 471 siteye erişim engelinde mahkeme kararı yok.

Türkiye'de erişimi engellenen web sitesi sayısı hızla artarken, yasağa karşı iç hukuk yollarının tükenmesi yüzünden konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.

İnternet Teknolojileri Derneği (INETD) Başkanı Mustafa Akgül, erişim yasaklarının sembolü durumundaki Youtube internet sitesine erişimin 5 Mayıs 2008'de engellendiğini hatırlattı ve konuyu AİHM'ye götürdüklerini açıkladı.

Youtube yasağının, Anayasa'ya, hukukun evrensel ilkelerine ve Avrupa İnsan Haklarına Sözleşmesi'nin çeşitli maddelerine aykırı olduğunu belirten Akgül, ''Türkiye'nin adeta internetle savaştığını'' öne sürdü. Akgül, şunları kaydetti:

''AİHM'e başvurumuzun ana noktası, yasaklamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi olan ifade özgürlüğünü ihlal etmesidir. Yasaklanmak istenilen videolara nesne temelli filtreleme uygulama mümkün iken bu uygulanmayarak, tüm yurttaşlarımızın bu uluslararası paylaşım ortamından yararlanmaları, bu ortamda kendilerini ifade etme özgürlüklerine orantısız bir şekilde kısıtlanmaktadır."

"Yasaklama, sözleşmenin 6. maddesine aykırı olarak sakıncalı videolarla hiçbir bağlantısı olmayan kişilere kısıtlama getirilmekte, hiçbir yargılama yapılmadan bir tedbir kararı kesin bir karar gibi uygulanmakta, bundan zarar gören kişilerin hakkını arama hakkına sınırlama getirmektedir. Verilen tedbir kararı kısa bir süre için geçerli olması gerekirken, tedbir kararı yinelenmeden geçen yılın mayıs ayından beri uygulanmaktadır. Tedbir kararı öncesinde de ne bir savunma alma çabası olmuş, ne de bilirkişiye başvurulmuştur. Bir başka deyişle, bu yasaklama kararının bir hukuk faciası olduğu kanısındayız.''

Youtube yasağının eğitim hakkına da sınırlama getirdiğini ileri süren INETD Başkanı Akgül, Youtube'un üniversitelerin, uluslararası kuruluşların ders ve benzeri malzemeleri koydukları ana dağıtım kanalı olduğunu da söyledi. Akgül, internete getirilen bir kısıtlamanın iletişim özgürlüğüne getirilen bir kısıtlama olduğunu savunarak, ''Youtube gibi milyonlarca kişinin kullandığı, milyonlarca nesnenin bulunduğu internet sitelerini tümden kapatmak yerine, sakıncalı bulunan nesnelere erişimi engellemek mümkündür. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, bunu yapacak idari, mali ve teknik beceriye sahiptir. Kamuoyunun yeterli baskı yapmaması nedeniyle gündeme alınmamaktadır'' diye konuştu.


ntvmsnbc.com

kalas

bundan sonra arkadas canlisi falan degilim kardesim ben! zaten bir suredir pek de icimden gelmiyordu ne 'arkadas' ne de 'canli' olmak...
oyle aman nazik olalim, aman insan insandir, kiymet bilelim, herkesin hikayesi vardir derken nezaketimizi tepemize cikmak icin firsat bilenlerden gina geldi!

3, 5 bisiler konustuk diye kendini kirk yillik "kanka" sanan, bir 'soyal paylasim sitesi'nde birkac satirina ortak oldu diye hayatimin beni '20 yildir taniyor gibi' hissettiginden o hissiyatinin gercek oldugunu zannedenlere sasiyorum!

yok bundan sonra oyle nezaket, sirinlik vs... zaten biz de uzun zamandir oyle seyler gormuyorduk burda... bundan sonra ben de 'kalas' olmaya karar verdim... zira belli ki oylesi daha rahat...

başka türlü birşey

istediğin yerde istediğin şeyi yapıyor olmanın dayanılmaz hafifliği!
ah ne kadar güzel!

mesela üç kuruş daha fazla almak için deneylere denek olsan da güzel, 12 metrekare bir odada 14 ayını bitiriyor olsan da...

hergün sabahtan akşama kadar okuyup, yazıp çalışmak dışında başka bir şey yap(a)masan veyahut artık akşam saatlerini sabırsızlıkla bekleyip eve gitmek istemek gibi heyecanlara sahip olmasan bile.

akşam olup gideceğin evin bir yatak ve bir masadan ibaret bir boşluk olduğunu bildiğin halde, ama işte başka yapacak birşeyin olmadığından yine de akşam olduğunda belli bir saatten sonra -sırf eve gitmek için- kalkıp eve gitsen de güzel.

güzel işte, ne bileyim! o kimsenin göze alamadığı şeyleri göze alabildiğini bilmek gibi güzel.
bedelini ödemek gibi, ve o üç kuruşu biriktirip ufacık bir fırsatta ufacık bir yerlere gitmek gibi güzel.

ama işte yine de inatla o hafifliği hissedip, ondan vazgeçememek, ve o bomboş odalara, çok çalışıp az kazanmalara rağmen yine yeniden aynı yolda ilerlemek istemek gibi; yani kısaca sizin anlayamayacağınız gibi birşey.

Hatırla, 5 Kasım’ı hatırla…


Guy Fawkes… İngiliz tarihinin en büyük vatan haini…36 yaşında idam edildi. Çünkü sistemin karşısındaydı. Çünkü aristokrasinin ve burjuvazinin çürümüşlüğünden ve halkı umursamamasından rahatsızdı. Robert Catesby, Thomas Winter ve diğer komplocularla birlikte Kral I. James’e ve tüm aristokrasiye karşı büyük bir plan yaptılar. ‘Barut komplosu’ olarak bilinen olay çok şeyi değiştirdi…

Yönetimi ve rejimi yıkmak isteyen 12 komplocu Westminster Sarayı’ndaki İngiliz Parlamento binasını, o yılki aristokrasi zirvesinde havaya uçurmaya karar verdi. Komploculardan birinin bilgi sızdırması sonucu komplo ortaya çıktı ve Fawkes, gece yarısı parlamento mahzenlerinde barut fıçısıyla yakalandı.

Fawkes, 31 Ocak 1606’da sarayın karşısında asılarak idam edildi ve vücudu parçalara ayrıldı. ‘Barut komplosu’ ise ülkenin tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Protestan devlet adamlarını alt ederek halkı ayaklandırmayı hedefleyen olayı anarşi hareketlerinin öncüsü sayanlar olduğu gibi Fawkes’ın ona biçilen rolden uzakta koyu bir Katolik, olayın da dinlerle alakalı olduğunu savunanalar da var. Ama bir gerçek var ki; 17. yüzyılın bütün zorluklarına ve dönemin muhafazakar ve baskıcı rejimine rağmen böyle bir olay her yönüyle önemli bir başkaldırıydı.

Fawkes istediği tabloyu göremeden ölse de bu olayın değişimi getirdiği birçok tarihçinin altını çizdiği bir nokta. Günümüzde bile sokaklarda Fawkes’ı anan gösterilere ve ona atıfta bulunan duvar yazılarına rastlamak mümkün.

Eylemin başarısızlığı İngiltere’nin birçok bölgesinde her 5 Kasım’da şenliklerle kutlanıp, Fawkes maskesi takılmış kuklalar yakılsa da, Fawkes’ın anarşist ruhu hala İngiltere’nin sokaklarında dolaşıyor.

Fawkes ve 5 Kasım gerçek anlamını ise Alan Moore’un kültleşen çizgi romanı ve James McTeigue’nin aynı adla sinemaya uyarladığı ‘V for Vendetta’ ile buldu.

Moore çizgi romanında ‘Brazil’ ve ‘1984’ü anımsatan bir gelecekte diktatör rejim tarafından yönetilen İngiltere’yi merkezine alarak alt okumalara açık bir başyapıt ortaya çıkardı. Başkarakter, Guy Fawkes maskesi takan V, bir terörist mi yoksa anarşist bir kahraman mıdır? Muhalif tavrını hikayenin gelişiminde yavaş yavaş gösteren Moore gibi yönetmen McTeigue de tarafını belli etti.

Andy ve Larry Wachowski’nin çizgi romandan uyarladığı film, bir başkaldırının nasıl toplumsal bir güce dönüştüğünü, ‘küçük’ hareketlerin büyük sonuçlara evrilebileceğini çizgi romanın hakkını vererek gösterdi ve hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de gişe de iyi hasılat yaptı.

En iyi uyarlamalar listesine tepeden giren film çizgi romanın ruhunu başarıyla yansıtmasının yanında bir Hollywood yapımında sık rastlanılmayan eleştirel ve muhalif tavra da sahip.


alinti: http://www.ntvmsnbc.com/id/25017764/