benden bana mektup

ben hiç böyle değildim ki...
konuşurdum hep, anlatırdım..her şeyden ve en çok da kendimden...
böyle değildim ben...çok çaba harcamama gerek olmazdı hiç...dinlerdim, anlardım...kavrardım.

ben hiç böyle değildim ki...daha çok güler...daha az dert ederdim her şeyi.
böyle değildim işte...daha rahat uyurdum, daha dinç uyanırdım.
ağlamak istemezdim böyle çok...en fazla acıklı bir filmde belki.

böyle değildim ben...daha kolaydı her şey.
herkes daha çoktu...
ben daha çoktum her şeyden.

burda çok başka ama...
kimim, ne hissediyorum, neden burdayım; kaybediyorum bazen.
nedenlerimi soruyorum.
her şey yeni birşey içindi diyorum sonra kendime.
kendimi kendimin hapsinden kurtarmak içindi.
öyle de oldu...
sevdim mi bu kendimsizliği bilmiyorum henüz.
alışma sürecindeyim hala.
ben; aslen bu muyum? yoksa oradaki ben miydim aslolan?
bir asıl var mı?
yoksa "ben" yok da biz mi olsun istiyoruz.
olmayan bir başka varlığın arayışı mı o da?

ama ben artık bilmiyorum.
ben nasıldım ki?

yine anlatıyorum elbet.
yine paylaşıyorum, acısını da tatlısını da yaşadıklarımın...
ama işte eskisi gibi değil.
eskisi gibi anlayan gözler görmüyorum karşımda.
yargılamıyorlar belki oradakiler kadar ama anlamıyorlar da.
dinliyorlar sadece.
oradakilerden daha iyi dinliyorlar.

ben böyle değildim önceden.
hep "iyiyim" dedim kendime.
"en iyi değil, ben kendimin iyisiyim!"
ama burda değişti her şey...
ben hangi kendimi kendime karşı referans noktası almalıyım şimdi?
eski beni mi?
ama o eskide kaldı.
buradaki beni mi?
o ben miyim?

bilmem...
kim kime karşı?
kim kiminle bir olmuş da bana karşı?

kim gerçekten kendine ne kadar kendisi olduğunu sorabilmek için bu yolculuğa çıkardı?
bile bile...göre göre...kendini kendiyle başbaşa bırakmaya cesaret ederdi?
kim söyle?
eskisi mi yenisi mi?

-crnkdnz

0 yorum: